English
Eurasian Journal of Educational Research
Print ISSN: 1302-597X & e-ISSN: 2528-8911
EJER |

Sukran DILIDUZGUN

Yapilandirmaci Yaklasim Oncesi ve Sonrasi Turkce Kitaplarindaki Sozcuklerin Siklik Baglaminda Degerlendirilmesi

10.14689/ejer.2018.73.7
  Yazar : Sukran DILIDUZGUN
  Bu özet 473 kere okundu..


Başlık :
Sukran DILIDUZGUN

Yapilandirmaci Yaklasim Oncesi ve Sonrasi Turkce Kitaplarindaki Sozcuklerin Siklik Baglaminda Degerlendirilmesi

10.14689/ejer.2018.73.7

Özet :

Diliduzgun, S. (2018). An evaluation of the vocabulary in Turkish textbooks before and after the constructivist approach in the context of frequency. Eurasian Journal of Educational Research, 73, 113-130, DOI: 10.14689/ejer.2018.73.7

Problem Durumu:

Türkiye?de ana dili eğitimi bağlamında yapılan araştırmalarda ilköğretim öğrencilerinin yazılı metinlerinde hep aynı sözcükleri kullanmasının, ne etken ne de edilgen sözvarlıkları açısından başarılı olmalarının, ders kitaplarında kullanılan sözcük ve kavram sayısının diğer ülkelere oranla oldukça düşük olmasının ve ders kitaplarında sözcüklerin toplam ve farklı sözcük bakımından sınıf düzeyleri arasında oranlı olmayan bir artış göstermesinin bulgulanması sözcük öğretiminin içeriği ve biçimi üzerine daha çok kuramsal ve uygulamaya dönük araştırmalar yapılmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Türk Eğitim Sisteminde 2005 yılından beri benimsenen yapılandırmacı yaklaşım doğrultusunda dil öğretiminde de, bilginin idraki, üretimi ve eski bilgilere dayanılarak oluşturulması için metinlerde geçen sözcüklerin kullanım sıklıklarının yüksek olması gerekmektedir

Araştırmanın Amacı:

Yapılandırmacı yaklaşım öncesi (YÖTDK) ve sonrası (YSTDK) Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerdeki sözcükleri sıklık ve köken değişkenleri bağlamında karşılaştırmaktır.

Araştırmanın Yöntemi:

Genel tarama modelinin temel alındığı bu nicel araştırmanın evrenini yapılandırmacı yaklaşım öncesi ve sonrası Türkçe ders kitaplarında yer alan bilgi iletici metinlerdeki sözcükler oluşturmaktadır. Örneklem olarak; seçkisiz, tesadüfi örnekleme yöntemi ile 2013-2014 öğretim yılında ?Doğa ve Evren? teması altında yer alan bilgi iletici metinlerle ile 2001-2002 öğretim yılında okutulan ders kitaplarında, üniteler temaya göre ayrılmadığı için, bu tema altına alınabilecek eşit sayıda sözcüklü bilgi iletici metinler seçilmiştir. Tesniere?in dörde indirgediği dilbilgisi ulamlarından ad, eylem, sıfat ve belirteçlerden hareketle, özgür biçimbirimler kapsamında ve başsözcük temelli düzenlenen derlemlerde sayısal sıralı sözcük listeleri oluşturulmuştur. Yapısal yaklaşım öncesi ve sonrası derlemler kendi aralarında ve Türkçe Ulusal Derlemi?ndeki kullanım sıklıkları bağlamında karşılaştırıldıktan sonra sıklık sayısı yüksek sözcükler köken ve sözcük türü yüzdeleri açısından da incelenmiştir. Ayrıca iki dönemin kitaplarında sözcük çalışmalarında hedeflenen sözcükler de sıklık, köken ve tür olarak karşılaştırılmıştır.

Bulgularda ortaya çıkan temalar:

YÖTDK?de 2298 sözcük çeşidinin oluşturulduğu 902 başsözcük, YSTDK?de ise 1567 sözcük çeşidini oluşturan 841 başsözcük saptanmıştır. Her iki kitapta da ortak olarak kullanılan 347 başsözcük vardır. YÖTDK?de 371 farklı kökten oluşmuş 416, YSTDK?de ise 323 farklı kökten oluşmuş 345 baş sözcük olduğu görülmüştür. YÖTDK?de Türkçe kök sayısının (193) YSTDK?de (141) düştüğü, Arapça kök sayısında 32 artış olduğu, Farsça kök sayısında ise bir değişiklik olmadığı görülmüştür. Batı dilleri bağlamında ise YSTDK?de Fransızca köklerin 28 ve İngilizce köklerin 3 farkla azaldığı, Yunanca köklerin 4, İtalyanca köklerin 3, Ermeniceden gelen kök sayısının da 2 farkla arttığı görülürken Kürtçeden, Venedik dilinden, Soğdçadan ve Almancadan gelen kök yoktur. YÖTDK?de ilk yüzde yer alan 64 Türkçe kökenli sözcüğün toplam Türkçe köken yüzdesinden (%52) fazla olduğu, ilk yüzde yer alan 17 Arapça kökenli sözcüğün toplam Arapça yüzdesinden (21,6) az olduğu, ilk yüzde yer alan Farsça kökenli 2 sözcüğün toplam yüzdeden (%7,5) az olduğu ve özellikle batı kökenli sözcüklerin yer aldığı ?diğer? kategorisinde ise ilk yüz ile toplam yüzdenin hemen hemen eşit olduğu görülmektedir. YSTDK?de de ilk yüz Türkçe kökenli sözcüğün oranı (53), toplam orandan (43,6) çoktur, ancak Arapça (27) ve diğer kökenli (9) ilk yüz sözcüğün oranı, toplam oranlardan azken Farsça ilk yüz sözcüğün oranı (11) toplam orandan (8,6) çoktur. Bağımsız t testi ve Mann Whitney U testlerinin sonucunda da iki döneme ait olan kitaplarda ortak olmayan baş sözcüklerin kelime sıklığı açısından toplamda anlamlı bir fark göstermediği gibi [t(759)=-,617, p>0.05], Türkçe baş sözcüklerin kelime sıklığı [t(759)=-1,190, p>0.05], Arapça kökenli baş sözcüklerin kelime sıklığı [t(759)=-,442, p>0.05], Farsça kökenli sözcüklerin kelime sıklıkları (U=420,000, p>0,05) ve batı kökenli (Fransızca/İngilizce) sözcüklerin kelime sıklıkları (U=462,000, p>0,05) açısından YÖTDK ile YSTDK arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Ödünç sözcüklerin yerine geçebilecek yerleşmiş eş anlamlı Türkçe kökenli sözcükler bağlamında kitaplarda ya ikisine de yer verilmiş ya kullanım sıklığı çok olanlar ya da kullanım sıklığı az olanlar tercih edilmiştir. Her iki döneme ait kitaplar için oluşturulan sayısal sıralı listelerde en çok yinelenen ilk 50 sözcüğe bakıldığında yeni kitaplarda orman (88), ağaç (20), yangın (17), yak-(22), neden (10), sebep (10) ilk sıralarda yer alırken ?orman yangınları? ve ?insanların doğaya verdiği zarar vurgulanmış?, eski kitaplarda ise daha çok su (32), deniz (29), göl (29) ve aksi durumda çöl (17) ve sıcak (10) olma durumu üzerinde durulmuştur. Bunun yanı sıra eski kitaplarda doğa ile ilgili dağ (28), orman (22), tepe (19) kavramlarına da eşit oranda yer verilirken güneş (13), yamaç (13), kar (12), rüzgâr (11), kıyı (10), dere (10), toprak (10), serap (9), diken (8), kaya (8), köy (8) ve ağaç (8) gibi farklı coğrafi terimler ve farklı kavramlar üzerinde de durulmuştur. Yeni kitaplarda ise kent (16), tarla (16), toprak (13), ev (12), arsa (8), adam (8), köylü (8), kal- (17) sözcüklerinin sıklığı insanların doğa üzerindeki hâkimiyetine dikkat çekmektedir. Yeni kitaplarda gökyüzü (10), gök (8), yıldız (16) ve gezegen (6) sözcükleri de bulunmaktadır. Eski kitaplar doğa ve evreni ?gör- (21)? meyi vurgularken, yeni kitaplarda yak-(22) ve yan- (7) eylemleri sıklık göstermektedir.

Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri:

YÖTDK?de 48 daha fazla kökten 71 daha fazla başsözcüğe rastlanmıştır, yani daha fazla kavram yer almaktadır. YÖTDK?de daha fazla Türkçe kökenli ve Batı kökenli sözcük varken YSTDK?de daha fazla Arapça sözcük bulunmaktadır. YSTDK?ye bakıldığında ise metinlerde en çok kullanılan ilk yüzde Türkçe kökenli sözcük sayısı YÖTDK?den daha azdır, Arapça ve Farsça kökenli sözcük sayısı ise daha çoktur. Her iki dönemde de Türkçe kökenli sözcüklerin ilk yüzde sayılarının çok olmasına rağmen toplamda daha az kullanıldığı, Arapça sözcüklerin ise ilk yüzde oranları daha azken toplamda daha çok kullanıldığı görülmektedir. Her ne kadar her iki dönemde de köken olarak bazılarının oranları yükselip bazılarınınki azalıyorsa da YÖTDK ile YSTDK arasında Türkçe, Arapça, Farsça ve batı kökenli sözcüklerin kullanım sıklıkları açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Yapılandırmacı yaklaşım bağlamında sözcüklerin kökenlerinden çok sıklık oranlarına göre ders kitaplarında yer almaları önemlidir. YSTDK?de eşanlamlı sözcüklerin her ikisini de bulundurduklarında sözcüklerin sıklıkları arasında büyük fark vardır, eşanlamı kitapta bulunmayan sözcüklerden ise kullanım sıklığı az olanların daha çok tercih edildiği görülmüştür. Eşanlamlı sözcüklerden kullanım sıklığı yüksek olanların tercih edilmesi anlamı bilinmeyen sözcük sayısının oranını düşürecek ve anlama oranını yükseltecektir. YSTDK?de doğa ile ilgili daha az kavram yer almakla birlikte YÖTDK?de olduğu gibi öğrencilere yaşam sevinci katmak, merak arttırmak, güzellikleri hissederek korumayı sezdirmek yerine daha didaktik bir tavır sergilendiği görülmektedir. Düzeylerine göre öğrencilerin anlamını bildikleri sözcükler belirlenerek saptanan oranlarda anlamı bilinmeyen sözcükler metinlerde kullanım sıklığı dikkate alınarak seçilmelidir. Bu konuda ilgili kurumlar tarafından bir ölçüt ve veritabanı oluşturulmalıdır. Bu noktada düzeylere göre öğretilecek sözcüklere karar verilirken sıklık çalışmalarının önemli yardımları olabilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Sözcük sıklığı, sözcük kökeni, başsözcük, sıklık listeleri.

« Geri Dön