English
Eurasian Journal of Educational Research
Print ISSN: 1302-597X & e-ISSN: 2528-8911
EJER |

Ana Sayfa > > Aslı ASCIOGLU ONAL , Ilhan YALCIN

Başkalarını ve Kendini Affetme: Bilişsel Çarpıtmalar, Empati ve Ruminasyonun Yordayıcı Rolü

10.14689/ejer.2017.68.6
  Yazar : Asli ASCIOGLU ONAL , Ilhan YALCIN
  Bu özet 831 kere okundu..


Başlık :
Aslı ASCIOGLU ONAL , Ilhan YALCIN

Başkalarını ve Kendini Affetme: Bilişsel Çarpıtmalar, Empati ve Ruminasyonun Yordayıcı Rolü

10.14689/ejer.2017.68.6

Konu :

Ascioglu Onal, A., & Yalcin, I. (2017). Forgiveness of others and self-forgiveness: The predictive role of cognitive distortions, empathy, and rumination. Eurasian Journal of Educational Research, 68, 99-122, DOI:
http://dx.doi.org/10.14689/ejer.2017.68.6

Problem Durumu: Kişilerarası etkileşimin kaçınılmaz olduğu günümüz toplumunda; bireyler, başkaları tarafından incitildikleri ya da başkalarını incittikleri yaşantılarla sıklıkla karşı karşıya kalmaktadırlar. İncinme ya da incitme yaşantıları; öfke, intikam, suçluluk, utanç gibi olumsuz duyguları beraberinde getirmekte ve bireyin bu tür deneyimlerle etkili bir şekilde baş edememesi, depresyon ve kaygı gibi ruh sağlığı sorunları yaşamasıyla sonuçlanabilmektedir. Affedememe, bireyin yaşamındaki önemli stres kaynaklarından biri olarak görülmektedir. Affetme ise, bu stresli duygu durumuyla başa çıkmada kullanılabilecek etkili bir mekanizma olarak kabul edilmektedir. Affetmenin terapötik bir araç olarak psikolojik danışma uygulamalarında kullanılabilmesi için, öncelikle bireylerin kendilerini ya da başkalarını affetmeleriyle ilişkili faktörlerin neler olduğunun ortaya konulması gerekmektedir. Özellikle Batılı toplumlardan kökenini alarak geliştirilmiş olan modellerin çoğunda; affetme ile ilişkili olduğu düşünülen özelliklerden birinin empati olduğu vurgulanmaktadır. Empati ve empatinin alt boyutları ile başkalarını affetme arasındaki ilişkileri ortaya koyan çalışmalar bulunmakla birlikte, toplulukçu ya da ilişkisel kültürlerde söz konusu değişkenler arasındaki bağlantıları inceleyen çalışmaların görece sınırlı sayıda olduğu dikkat çekmektedir. Özellikle kendini affetme ile empati arasındaki ilişkilerin, gerek kuramsal gerekse ampirik çalışmalarla yeterince incelenmediği görülmektedir. Alanyazında, affetme sürecinde etkili olduğuna vurgu yapılan bir diğer psikolojik özellik ise ruminasyondur. Bireyin yapılan hataya ilişkin olayları, olayların sonuçlarını, hissettiği olumsuz duyguları tekrar tekrar düşünmesi, olumsuz duygu durumunu sürekli canlı tutmakta ve kişi, bu kısırdöngü içerisinde kendisini ya da başkalarını affetme konusunda güçlük çekmektedir. Psikolojik danışma alanında, konu ile ilgili yapılan çalışmalarda; ruminasyonun, hem başkalarını hem de kendini affetme ile olumsuz yönde ilişki gösterdiğini ortaya koyan çalışmalar olduğu görülmektedir. Ancak bireyin genel olarak ruminatif düşünme eğiliminin mi yoksa incinme ya da incitme durumuna özgü ruminasyon sürecinin mi affetmeyi etkilediği konusunda daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Affetme; duygulardaki, davranışlardaki ve güdülerdeki değişimin yanı sıra bireyin bilişsel süreçlerindeki farklılaşmayı da beraberinde getiren bir süreçtir. Bireyler, dünyalarının ve kişilerarası ilişkilerinin nasıl olması gerektiğine ilişkin temel bazı varsayımlara sahiptirler ve hem kendilerinden hem de diğer insanlardan söz konusu ilkelere göre davranmalarını beklemektedirler. İncinme ya da incitme yaşantıları ile birlikte bireylerin söz konusu varsayımları sarsılabilmekte ve affetme sürecinde bu algılarını yeniden yapılandırma ihtiyacı hissetmektedirler. Affetme temelli bazı müdahale çalışmalarında, bireylerin bilişsel çarpıtmaları ve otomatik düşüncelerinin yeniden ele alınmasına yönelik müdahalelere yer verilmesine karşın, affetme ve bilişsel yapının bu temel öğeleri arasındaki ilişkileri inceleyen çalışmaların oldukça sınırlı sayıda olduğu dikkat çekmektedir. Özellikle bireylerin kişilerarası ilişkilerin doğasına yönelik geliştirmiş olabilecekleri bazı inançlarının, affetmeye karar verme aşamasında engeller yaratabileceği düşünülmektedir. Bu durumda, bilişsel olarak karar verme ile başlayan affetme sürecini zorlaştıran birincil kaynaklardan biri; sanılanın aksine, empati kurma azlığı ya da ruminatif düşünme yüksekliğinden ziyade, bireyin ilişkilerle ilgili sahip olduğu bazı algılarıyla ilişkili görünmektedir. Bu bağlamda affetmenin psikolojik danışma uygulamalarına etkili bir şekilde dahil edilebilmesi için, özellikle Türk kültüründeki bireylerin hem kendilerini hem de başkalarını affetmeleriyle bağlantılı olabilecek psikolojik özellikleri ortaya koyan çalışmalar yapılmasına ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Araştırmanın Amacı: Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin başkalarını ve kendini affetme düzeylerinin; ilişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmalar, empati ve ruminasyon tarafından anlamlı düzeyde yordanıp yordanmadığının incelenmesidir. Araştımanın Yöntemi: Araştırma, ilişkisel tarama modeline dayalı betimsel bir çalışmadır. Ankara ilindeki farklı üniversitelerde öğrenim görmekte olan 527 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar uygunluk örnekleme yoluyla çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırmada katılımcılardan veri toplama amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Heartland Affetme Ölçeği, Kişilerarası Tepkisellik İndeksi, Ruminasyon Ölçeği kısa formu ve İlişkilerle ilgili Bilişsel Çarpıtmalar Ölçeği kullanılmıştır. Heartland Affetme Ölçeği; 18 maddeden oluşmaktadır ve 7?li Likert tipindedir. Ölçeğin başkalarını, kendini ve durumu affetme olmak üzere üç alt boyutu bulunmaktadır. Katılımcılarım empati düzeylerini ölçmek amacıyla kullanılan Kişilerarası Tepkisellik İndeksi ise 5?li Likert tipindedir ve 28 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin perspektif alma, empatik ilgi, kişisel rahatsızlık ve fantezi adı verilen dört alt boyutu bulunmaktadır. On maddeden oluşan Ruminasyon Ölçeği kısa formu ise 4?lü Likert tipindedir ve ölçeğin saplantılı düşünme ile derinlemesine düşünme şeklinde iki alt boyutu bulunmaktadır. İlişkilerle ilgili Bilişsel Çarpıtmalar Ölçeği ise 19 maddeden oluşan, 5?li Likert tipi bir ölçektir. Ölçeğin yakınlıktan kaçınma, gerçekçi olmayan ilişki beklentisi ve zihin okuma alt boyutlarından oluştuğu görülmektedir. Araştırmada İlişkilerle ilgili Bilişsel Çarpıtmalar Ölçeği'nin alt boyutları ve Kişilerarası Tepkisellik İndeksi'nin alt boyutları ile Ruminasyon Ölçeği kısa formu toplam puanlarının birlikte, başkalarını ve kendini affetme toplam puanlarını yordama gücü aşamalı çoklu doğrusal regresyon analizi aracılığıyla incelenmiştir. Katılımcıların kendini ve başkalarını affetme düzeyleri yordanan değişkenler olarak ele alınmış ve analizler her iki değişken için ayrı ayrı yürütülmüştür. Araştırmanın Bulguları: Araştırma sonucunda; ilişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmaların yakınlıktan kaçınma alt boyutu ile empatinin perspektif alma ve empatik ilgi alt boyutlarının, başkalarını affetmenin anlamlı birer yordayıcısı oldukları ve söz konusu değişkenlerin birlikte başkalarını affetmedeki toplam varyansın yaklaşık %8?ini açıkladıkları bulunmuştur (R= .273, R2 = .075, F(3, 523) = 14.077, p = .000). Değişkenlerin başkalarını affetmeyi açıklamadaki göreli önem sıraları incelendiği zaman; en güçlü yordayıcının yakınlıktan kaçınma olduğu (?= -.172) ve bunu sırasıyla perspektif almanın (?= .121) ve empatik ilginin (?= .107) takip ettiği görülmüştür. Değişkenlerin kendini affetmeyi yordamadaki rolleri incelendiği zaman ise; empatinin kişisel rahatsızlık alt boyutunun ve ruminasyonun anlamlı birer yordayıcı oldukları ve ilgili değişkenlerin birlikte kendini affetmedeki varyansın yaklaşık %8?ini açıkladıkları tespit edilmiştir (R= .282, R2 = .079, F(2, 524) = 22.589, p = .000). Değişkenlerin göreli önem sırasının kişisel rahatsızlık (?= -.180) ve ruminasyon (?= -.176) şeklinde olduğu görülmüştür. Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri: Araştırma sonucunda bireylerin kişilerarası ilişkilerinde yakınlıktan kaçınmaya yönelik düşünceleri ya da inançları azaldıkça ve perspektif alma ve empatik ilgi geliştirme düzeyleri arttıkça; başkalarına karşı affedici olma eğilimlerinin arttığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra kişisel rahatsızlık düzeyi ve ruminatif düşünme eğilimi yüksek olan bireylerin ise yaptıkları hatalardan dolayı kendileri affetme konusunda zorlanabilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda özellikle başka bir bireyi affedemediği için zorlanan ve acı çeken danışanlarla çalışırken; öncelikle bireyin olası çarpıtılmış inançlarının olup olmadığının incelenmesinin ve bu inançlar üzerinde çalışılmasının daha etkili sonuçlar doğuracağı söylenebilir. Ayrıca affetme temelli bireysel ya da grupla psikolojik danışma uygulamalarına; yakınlıktan kaçınmaya yönelik inançları sorgulamaya ya da perspektif alma ve empatik ilgi geliştirmeye yönelik modüllerin eklenmesinin işlevsel olacağı düşünülmektedir. Bunların yanı sıra yaptığı bir hatadan dolayı kendini affetme konusunda sorunlar yaşayan bireylere sunulacak hizmetlerde ise kişisel rahatsızlık düzeyinin ya da ruminatif düşünme eğiliminin dengelenmesine dikkat edilmesinin önemli olduğu görülmektedir.

Anahtar Kelimeler: affetme süreci, yakınlıktan kaçınma, perspektif alma, ruminatif düşünme.

« Geri Dön