English
Eurasian Journal of Educational Research
Print ISSN: 1302-597X & e-ISSN: 2528-8911
EJER |

Ana Sayfa > > Devrim ERDEM-KEKLIK

Öğretmen Adaylarının Bilgi Toplumunda Değer Yönelimleri

10.14689/ejer.2016.66.20
  Yazar : Devrim ERDEM-KEKLIK
  Bu özet 604 kere okundu..


Başlık :
Devrim ERDEM-KEKLIK

Öğretmen Adaylarının Bilgi Toplumunda Değer Yönelimleri

10.14689/ejer.2016.66.20

Konu :

Erdem-Keklik, D. (2016). Value orientations of candidate teachers in knowledge society. Eurasian Journal of Educational Research, 66 355-372
http://dx.doi.org/10.14689/ejer.2016.66.20

Problem Durumu: Çağımızın modern toplumu bilgi toplumu olarak nitelendirilmektedir. Bilgi toplumuna geçişle birlikte bilginin üretimi ve geçerli bilginin kullanılması ülkeler için önemli bir güç haline gelmiştir. Bilgi toplumu, problem çözebilen, eleştirel ve yaratıcı düşünebilen bireylere ihtiyaç duymaktadır. Bilgi toplumunda öğrenme yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Bilgi toplumu olgusuyla beraber eğitimin, okulun, öğretmenin ve öğrencinin tanımı da yeniden yapılandırılmıştır. Öğrenci, araştıran, bilgiye ulaşma yollarını bilen, sonuca ulaşmada gereksiz bilgileri göz ardı edip bilgiyi ayıklayarak kullanabilen, bilgiye sorgulayıcı, eleştirel yaklaşabilen ve yeni bilgiler üretebilendir. Öğretmen ise, bilgi aktaran konumundan çıkıp öğrenciye bilgiyi yapılandırmasında rehberlik eden bir özelliğe bürünmüştür. Okul bu süreçte bireye yön veren bir kurum işlevi görmekte, okul dışında da öğrenme devam etmektedir. Eğitim ise bireye özgün bir yapı taşımak zorunda kalmıştır. Öğrencilerin öğrenme ihtiyaçlarına, hızlarına ve öğrenme biçimlerine göre eğitim sürecinin düzenlenmesi gereği ortaya çıkmıştır. Nitekim, Türkiye milli eğitim sistemi de öğretim programlarında 2004 yılında bu gelişmeler doğrultusunda öğrenci merkezli ve yapılandırmacı yaklaşımı temel alan köklü bir değişime ve yeniliğe yönelmiştir. İçinde bulunduğumuz çağ, ?bilginin hızla yenilenerek üretildiği çağ? olarak nitelendirilmiş ve bu özelliklere bağlı olarak toplumun bireylerinin sahip olmaları gereken özellikler ?bilgiye ulaşma, bilgiyi kullanma ve üretme? olarak ortaya konulmuştur. Her ne kadar eğitim, çağımızın yükselen değeri ?bilimsel bilgi?yi merkeze koyan bir anlayışa sahip olsa da, bilgi toplumunda eğitimin sosyal bir işlevi de vardır ve bu işlev değerden bağımsız değildir. Araştırmanın Amacı: Geleceğin öğretmenleri olarak öğretmen adaylarının bilgi çağında değer yönelimlerinin belirlenmesinin önem kazandığı gerçeğinden hareketle bu çalışma gerekli görülmüştür. Bu nedenle bu çalışmanın amacı öncelikli amacı bilgi toplumunda öğretmen adaylarının değer yönelimlerinin belirlenmesi olarak ortaya konmuştur. İkinci amacı da öğretmen adaylarının değer yönelimlerini cinsiyet, bölümlerine, yaş, eğitim düzeylerine, üniversite mezuniyet durumlarına, mezun olunan lise türüne, anne-baba eğitim düzeyine, algılanan sosyo-ekonomik düzeye, en uzun yaşanılan yerleşim birimi, güncel olayları takip etme, siyasi anlamda aktif olma ve politik yönelim değişkenlerine göre incelemek olarak belirlenmiştir. Araştırmanın Yöntemi: Bu araştırma, genel tarama modellerinden ilişkisel tarama türünde bir araştırmadır. Araştırmanın katılımcılarının Niğde Üniversitesi Eğitim Fakültesi pedagojik formasyon sertifika programına kayıtlı 192 gönüllü öğretmen adayı oluşturmaktadır. Katılımcıların 108?i kadın (56.3%) ve 84 ?ü erkektir (43.8%). Yaşları ise18 ila 33 arasında değişmektedir. Öğretmen adaylarının değer yönelimlerinin belirlenmesinde Altunay ve Yalçınkaya tarafından geliştirilen geleneksel, evrensel ve hedonistik alt ölçeklerinden oluşan ?Değerler Ölçeği? kullanılmıştır. Ayrıca katılımcılara ait yaş, cinsiyet, bölüm, okul türü vb bilgilerin sorulduğu araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu hazırlanmıştır. Araştırmaya katılım tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın Bulguları: Araştırmanın ilk alt amacı doğrultusunda öncelikle değer yönelimleri incelenmiş ve bilgi toplumunda öğretmen adaylarının geleneksel, evrensel ve hedonistik değerlere ait ifadeleri ?önemli? ve ?çok önemli? düzeyde belirttikleri ortaya çıkmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının geleneksel ve hedonistik değerlerinin cinsiyete göre farklılaştığı ve bütün değer alt boyutlarında kadınların daha yüksek puanlara sahip oldukları belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının geleneksel değerlerinin en uzun yaşadıkları yerleşim birimine göre farklılık gösterdiği belirlenmiş; ayrıca bütün değer alt boyutlarında en uzun süre beldede yaşayanların yüksek puanlara sahip olduğu, köyde yaşayanların da en düşük puanlara sahip oldukları gözlenmiştir. Öğretmen adayları içerisinde siyasi olarak aktif olmayanların geleneksel ve hedonistik değerler alt ölçek puanlarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının ?geleneksel?, evrensel ve ?hedonistik? değerlerinin yaş kategorilerine, bölümlerine (beden, tarih, türk dili, matematik, sosyoloji, kimya), eğitim düzeylerine (lisans öğrencisi, lisans mezunu veya yüksek lisans mezunu), üniversite mezunu olup olmamalarına, anne eğitim düzeyine (okur yazar değil, okur yazar, ilkokul mezunu, orta okul mezunu, lise mezunu, lisans mezunu), baba eğitim düzeyine, öğrencilerin mezun oldukları lise türüne (genel lise, anadolu lisesi, meslek lisesi), güncel olayları takip etme durumu (hergün, sıklıkla, nadiren, hiç), algılanan sosyo-ekonomik düzeye (alt, orta, üst) ve politik yönelim (liberal, muhafazakar, sosyalist, sosyal demokrat, milliyetçi, diğer) durumuna göre manidar bir farklılık göstermediği bulunmuştur. Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri: Bu araştırma sonuçları değerlendirildiğinde, yeni nesil öğretmenlerin bilgi toplumunu gerektirdiği niteliklere sahip dünya barışını, bilimsel tutumu, değişim ve eleştiriye açık olmayı önemseyen evrensel değerlere sahip bireyler olduğu kadar geleneksel değerleri ve özgürlük, heyecan, rahat bir yaşam, hırs, zevk gibi hedonistik değerleri de önemseyen bireyler oldukları ifade edilebilir. Kadın öğretmen adaylarının geleneksel (adil olmak, güven, dostluk, saygı, sadakat, sorumluluk, statü, tanınma, liderlik vb.) ve hedonistik değerlerinin (özgürlük, başarı, heyecan, rahat bir yaşam, hırs, zevk vb.) daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Bu bulgular değerlendirildiğinde, kadınların birbirine zıt denebilecek hem geleneksellik hem de hedonistik değerlerinin daha yüksek olması çelişkili bir duruma dikkati çekmektedir. Literatürde de kendine yer bulan bu bulgu ?Batı-Doğu ikilemi yaşayan Türkiye kültürünün kadın öğretmenler üzerine bir yansıması? olarak değerlendirmektedirler. Nitekim, toplum cinsiyet rollerine gereği olarak kadınların geleneksel değerlere daha bağlı olması beklenir. Ancak, bununla birlikte kadın öğretmen adayların hedonistik değerlerinin de önemli görmesi kadın öğretmen adaylarının bakış açısı ve rolünde bazı değişiklikler olduğuna da dikkati çekmektedir. Bu çalışmanın bazı sınırlılıkları da bulunmaktadır. Bunlardan ilki çalışmada elde edilen sonuçlar sadece kişilerin bildirimleri üzerine dayanmasıdır. Kişinin daha objektif yöntemlerle değerlendirilmesi ortaya konan ilişkilerin geçerliğini artırabilir. Ayrıca bu çalışma kesitsel bir çalışmadır. Kişinin değerlerindeki değişimlerin zaman içinde izlenmesi ve bu değişimlerin bazı değişkenlerle ilişkisinin boylamsal bir çalışmada değerlendirilmesi önemli sonuçlar ortaya koyabilir. Ayrıca çalışma grubunun sayısının azlığı ve sadece bir üniversitedeki formasyon öğrencilerinden oluşması da bir sınırlılıktır. Benzer çalışmalar daha geniş örneklemlerde tekrarlanabilir. Anahtar Kelimeler: Bilgi toplumu, değerler, geleneksel değerler, evrensel değerler, hedonistik değerler, öğretmen adayları.
« Geri Dön