English
Eurasian Journal of Educational Research
Print ISSN: 1302-597X & e-ISSN: 2528-8911
EJER |

Ana Sayfa > > Sinem KAYA, Rasit AVCI

Bilişsel Davranışçı Kurama Dayalı Beceri Eğitiminin Üniversite Öğrencilerinin Gelecek Kaygısı ve Sürekli Kaygılarına Etkisi

10.14689/ejer.2016.66.16
  Yazar : Sinem KAYA, Rasit AVCI
  Bu özet 680 kere okundu..


Başlık :
Sinem KAYA, Rasit AVCI

Bilişsel Davranışçı Kurama Dayalı Beceri Eğitiminin Üniversite Öğrencilerinin Gelecek Kaygısı ve Sürekli Kaygılarına Etkisi

10.14689/ejer.2016.66.16

Konu :

Kaya, S., & Avci, R. (2016). Effects of cognitive-behavioral-theory-based skill-training on university students? future anxiety and trait anxiety. Eurasian Journal of Educational Research, 66, 281-298
http://dx.doi.org/10.14689/ejer.2016.66.16

Problem Durumu: Gelecek, doğası gereği belirsizdir. Bu belirsizlik gelecekle ilgili endişe hissine neden olabilir. Aslında endişe temelde gelecekteki olasılıklar ve tehditlerden beslenir. Kaygı ise strese neden olan kontrol edilemez bir endişe halidir. Gelecek kaygısı (GK) kaygının özel bir formudur ve kişisel geleceğe dair risk içeren değişimlerden doğacak belirsizliklere katlanamama ve bundan dolayı korku ve kaygı duyma durumudur. Geleceğe yönelik kaygılı bir yaklaşım ise, bireylerin motivasyonlarını ve sağlıklı planlama becerilerini etkileyerek, kendini beslemeye devam eder. Bilişsel model, düşünce biçimlerinde değişim olduğunda, bunun duygu ve davranışlara yansıdığını ifade eder. Bu nedenle, GK ile baş etmede, gelecekle ilgili olumsuz inançları yeniden yapılandırmak GK müdahalelerinde temel konudur. Bilişsel-davranışçı terapi yaygın kullanılan bir terapi yöntemi olup, özellikle çeşitli kaygı tedavilerinde etkililiği kanıtlanmıştır. Literatürde kaygı ile baş etme konusunda pek çok araştırma bulunsa da, GK ile yapılan deneysel çalışmaya rastlanmamıştır. Araştırmanın Amacı: Türkiye'de toplam nüfusun %16.5'ini genç nüfusun oluşturduğu düşünüldüğünde, genç bireylerle yapılacak bu çalışmanın yaygın etkisinin olacağı düşünülmektedir. Ayrıca, GK ile ilgili baş etme yöntemleri, bireylerin geleceğe daha güvenli bakması ve yaşamlarının verimliliğini artırması açısından önemli görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, bilişsel davranışçı yaklaşıma dayalı olarak geliştirilen gelecek kaygısıyla baş etme beceri eğitimi grup uygulamalarının üniversite öğrencilerinin gelecek kaygılarına etkisini araştırmaktır. Araştırmanın Yöntemi: Bu araştırma yarı karma desene göre tasarlanmıştır. Yarı karma desende nitel ve nicel veriler toplanır, sonrasında nitel ve nicel bulguların bütünleşmesi azdır ya da yoktur. Çalışmaya başlamadan önce araştırmanın uygulanabilirliği açısından etik kurul raporu alınmıştır. Üniversite yönetiminden gerekli izinler alındıktan sonra, üniversite internet sayfasından gelecek kaygısıyla baş etme beceri eğitim programı yapılacağına dair ilana çıkılmıştır. 60 öğrenci başvuruda bulunmuş ve depresyon puanları yüksek olanlar ile son zamanlarda travma yaşantısı olanlar (13 kişi) araştırmaya dahil edilmemiştir. 47 kişi ile ön görüşme yapılmış ve veri toplama araçları uygulanmıştır. Adaylar arasından deney ve kontrol grubu için sırayla ve seçkisiz olarak üyeler seçilmeye başlamış ve her grup için 15 üye olana kadar bu süreç devam etmiştir. Uygulamalar esnasında bir üye grubu bıraktığı için kontrol grubundan da bir üye çıkarılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının Sürekli Kaygı Ölçeği (SKÖ), Olumlu Gelecek Beklentileri Ölçeği (OGBÖ) ve Hata Yapma Beklentileri Ölçeği?nden (HYBÖ) aldıkları ön-test puanları arasında anlamlı farklılığın olmadığı belirlenmiştir [Sırasıyla t(26)=-1.07; p>.05; t(26)=1.53; p>.05; U=83.50, p>.05]. Katılımcılar Ege Bölgesi?ndeki bir üniversitenin farklı bölümlerinde devam eden 21-24 yaş arası bireylerdir. Deney ve kontrol grubu için yaş ortalaması sırasıyla 20.21 ve 20.92?dir. Deneysel uygulamalar kapsamında oturumlar, Robichaud ve Dugas?ın genel anksiyete ile baş etmede önerdiği BDT temelli protokol dikkate alınarak geliştirilmiştir. 8 oturumdan (her biri 90 dakika) oluşan program 4 uzman tarafından incelenmiş ve düzeltilmiş, programa son hali verilmiştir. İzleme çalışması için veriler son oturumdan dört hafta sonra toplanmıştır. Oturumlarda bilişsel davranışçı yaklaşımın önerdiği teknikler kullanılmıştır. Her oturum duygu-durum kontrolü ile başlamış, önceki oturumun özetlenmesi, ödev kontrolü, ısınma egzersizi, güncel oturumun etkinliği, güncel oturumu değerlendirme ve sonraki oturumun ödevi şeklinde devam etmiştir. Elde edilen nicel veriler SPSS 17.0 ile analiz edilmiştir. Normal dağılım gösteren ölçme araçları için karışık ölçümler için ANOVA testi kullanılmış, normal dağılım göstermeyen ölçümlerde Mann Whitney U testi uygulanmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi tekniğine başvurulmuştur. Katılımcılardan Grup Süreci Genel Değerlendirme Formu aracılığıyla elde edilen verilerle kodlama işlemine gidilmiş, iki araştırmacı tarafından yapılan iki ayrı kodlaması arasında %87.68 oranında tutarlılık görülmüştür. Elde edilen kodlar ile temalar oluşturulmuştur. Araştırmanın Bulguları: Nicel bulgular. Deney ve kontrol grubundaki üyelerin OGBÖ?den aldıkları ön-test ve son-test puanlarını incelemeye yönelik yapılan karışık ölçümler için iki faktörlü ANOVA testi sonucuna göre, grubun ana etkisi istatistiksel olarak anlamsızken [F(1-26)=3.033; p>.05], ölçümün ana etkisi [F(1-26)=14.302; p<.001] ve grup*ölçüm ortak etkisi [F(1-26)=23.351; p<.001] istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. SKÖ ve HYBÖ ile elde edilen puanlar ile Mann Whitney U testi yapılmıştır. Deney grubunun bu iki ölçme aracından aldıkları puanlar, kontrol grubunun puanlarına göre anlamlı olarak farklılaşmaktadır (SKÖ, U=49.00 p<.05; HYBÖ, U=44.00, p<.05). Nitel bulgular. Grup Süreci Genel Değerlendirme Forumu?ndan elde edilen ilk bulguya göre, grup üyelerinin tamamına yakını kişisel amaçlarına büyük oranda ulaştığını ifade etmiştir. Elde edilen diğer bir bulgu da, grup üyeleri düşünce davranış ve duygu ile ilgili değişim farkındalıkları olduğunu belirtmiştir. Son olarak üyelerin doldurduğu Genel Değerlendirme Formu?ndan elde edilen yanıtlar kodlanarak, kodlar kategoriler halini almıştır. Elde edilen kategoriler ile temalar oluşturulmuştur. Bu temalar şunlardır: GK ile ilgili düşüncelerin yeniden yapılandırılması, gelecekteki ihtimallerle ilgili problem çözme becerileri, GK?yi tanıma ve gelecek umudu, rahatlama metotları. Tüm nitel bulgular, beliren temaların oturum amaçlarıyla örtüştüğü yönünde yorumlanmıştır. Bu noktada, nitel bulgular aynı zamanda, nicel bulgularda deney grubu lehine oluşan değişimi destekler niteliktedir. Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri: Nicel bulgularda elde edilen sonuçlara göre bilişsel davranışçı yaklaşım temelli GK ile baş etme psiko-eğitim programının, üniversite öğrencilerinin olumlu gelecek beklentilerini artırmada, sürekli kaygılarını ve hata yapma beklentilerini düşürmede etkili olduğu söylenebilir. Bu sonuç kaygı ile ilgili bilişsel davranışçı yaklaşım temelli müdahalelerin rapor edildiği çalışmalarla benzerlik göstermektedir. Nitel bulgulardan elde edilen sonuçlar da, grup üyelerinin geleceğe yönelik mantıksız düşüncelerinin yerini rasyonel düşüncelerin aldığı ve mantıklı düşüncelerle birlikte üyelerin kaygılarında azalma meydana geldiği ve daha iyi hissettikleri görülmektedir. Bu bulgular benzer çalışmalarla paralellik göstermektedir. Bu araştırmanın bir sınırlılığı, grup üyelerinin klinik olmayan örneklemden seçilmesidir. Benzer çalışmalar farklı örneklemlerle yürütülebilir. İkinci bir sınırlılık, GK?yi doğrudan ölçen bir ölçme aracının olmaması ve ölçümlerin GK ile ilişkili değişkenlerle yapılmış olmasıdır. Gelecek araştırmalarda benzer bir çalışma gözlem ve görüşme gibi güçlü nitel araştırma metotlarıyla yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Gelecek kaygısı, psiko-eğitim grubu, üniversite öğrencileri.
« Geri Dön