English
Eurasian Journal of Educational Research
Print ISSN: 1302-597X & e-ISSN: 2528-8911
EJER |

Ana Sayfa > > Nurettin BELTEKIN

Türkiye?nin Mülteci Eğitimini Karşılama Düzeyi Suriyeli Mülteciler Örneği

10.14689/ejer.2016.66.10
  Yazar : Nurettin BELTEKIN
  Bu özet 191 kere okundu..


Başlık :
Nurettin BELTEKIN

Türkiye?nin Mülteci Eğitimini Karşılama Düzeyi Suriyeli Mülteciler Örneği

10.14689/ejer.2016.66.10

Konu :

Beltekin, N. (2016). Turkey?s progress toward meeting refugee education needs: The example of Syrian refugees. Eurasian Journal of Educational Research, 66, 175-190
http://dx.doi.org/10.14689/ejer.2016.66.10

Problem Durumu: Göç ve iltica insanlık tarihi kadar eskidir. Son yüzyılda özellikle küreselleşme ile birlikte göç ve iltica tekrar önemli bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ekonomik, sosyal, siyasi ve daha iyi bir yaşam arzusunun yansıra kuraklık ve savaş gibi olağanüstü nedenler büyük oranda nüfusu mülteci konumuna düşürmüştür. Türkiye son yıllarda Ortadoğu, Asya Cumhuriyetleri, Doğu Avrupa ve Afrika?dan artan sayıda bir mültecinin akımına uğramıştır. Ayrıca yaklaşık altı yıldır süren Suriye iç savaşı ile birlikte Türkiye büyük ve kitlesel bir mülteci karşı karşıya kalmıştır. Suriyeli mültecilerin bir kısmı kamplara yerleştirilirken, bir kısmı ise başta metropoller olmak üzere farklı şehirlerde topluma karışmış bir şekilde yaşamaktadır. Türkiye?de Suriyeli mültecilerin sayısı yaklaşık üç milyona ulaşmıştır. Suriye iç savaşının en büyük yükünü Türkiye, mültecilerin ihtiyaçlarını çok az miktarda dış destek görmekle birlikte çoğunu kendisi karşılamaktadır. Bu ihtiyaçlarından biri de eğitimdir. Buna karşın UNHCR?in verilerine göre Türkiye?deki mültecilerin önemli bir kısmı eğitim hakkından yararlanamamaktadır. Türkiye?de mülteci sorununu sağlık, hukuk ve medya gibi bağlamlarda çalışan birçok çalışma bulunmakla birlikte doğrudan mülteci eğitimine ilişkin neredeyse hiç çalışmaya rastlanmamaktadır. Türkiye'nin bir göç ve mülteci ülkesi olmasına karşın bu konuda akademik üretimin olmaması büyük bir paradokstur. Çünkü başta entegrasyon sağlama ve göç travmasını atlatmak gibi mülteci sorunlarının çözümü için akademik çalışmalar etkili bir kaynak olarak görülmektedir. Nitekim Mültecilere ve mülteci eğitimine ilişkin çalışmalar dünya ölçeğinde yoğun ilgi görmektedir. Dünyadaki bu gelişmelere karşın Türkiye?de mülteciler konusu akademisyenlerin ilgisini çekmemektedir. Türkiye?nin mülteci sorununa ilişkin sorun çözme kabiliyetinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Bunun için de mülteciler konusunda bilimsel bilginin üretilmesi şarttır. Araştırmanın Amacı: Bu çalışmanın amacı eğitim hakkının bir alt bileşeni olan mültecilerin eğitim hakkının sağlanması bağlamında Türkiye?nin mülteci eğitimini karşılama düzeyini belirlemektir. Kendi yurttaşların yararlandığı eğitimsel süreçlerin mültecileri kapsayacak şekilde geliştirilerek mülteci eğitimine karşılama düzeyini güçlendirmek için öneriler geliştirmektir. Araştırmanın Yöntemi: Araştırmanın deseni, araştırma sürecinde detayları ortaya çıkarma imkanı veren nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmada toplumsal bir birimin geçmişini, şimdiki durumunu ve çevreyle ilişkisel özelliklerini oldukça ayrıntılı bir biçimde incelenmesine imkana veren örnek olay incelemesi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Mardin ve ilçelerinde yerleşen/yerleştirilen Suriyeli mülteciler oluşturmaktadır. Araştırma Mardin merkez, ilçeleri ve Mart 2014 tarihi ile sınırlandırılmıştır. UNHCR?in mülteci eğitimi için kullandığı standartlardan bir görüşme formu geliştirilmiştir. Görüşme formu erişim, entegrasyon, kalite, koruma, ortaklık, katılım, gözlem ve değerlendirme sorularını kapsamaktadır. Çalışmanın geçerliliği için uzman incelemesi, katılımcı teyidi ve güvenirlik için ise ?amaçlı örnekleme teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın Bulguları: Türkiye?de mültecilerin eğitimi erişimleri mültecilerin hukuki statüleri (çifte vatandaş-mülteci) ve okul imkânlarına göre değişmektedir. Mülteciler ?resmi Türk okulu, Türk okulu (misafir öğrenci olarak), belediye, STK ve Suriyeli gönüllülerin açtığı merkezler ve diğer? okullara gidebilmektedirler. Kamp içinde çeşitli meslek kursları ve bir okul öncesi sınıfı da bulunmaktadır. Buna karşın Suriyeli gönüllülerin ifadesine göre halen herhangi bir eğitime erişemeyen çok sayıda öğrenci bulunmaktadır. Mültecilerin eğitim sistemine entegrasyonu konusunda önemli bir adım atılmamıştır. Bu standart daha çok uzun süreli ve kalıcı oturumu olan mülteciler içindir. Suriyeli mülteciler "misafir" olarak telaki edildiklerinden eğitim sistemine entegre etmek yerine eğitim hizmeti vermeyi tercih etmiştir. Mardin ve ilçelerindeki uygulama misafir mültecilerden çifte vatandaş olanlar ve altı aydan fazla oturumu olanlar eğitim denkliklerini ispat ettikleri zaman ulusal eğitim sistemine dahil olabilmektedirler. Eğitimin kalitesi öğretmen yeterliği, müfredat, okulun fiziki donanımı, eğitim materyalleri, güvenlik gibi etkenler belirlemektedir. Mülteci okullarında öğretmen sayısının yetersizliğinin yansıra öğretmenlerin bir kısmı meslekten olmayan ya da henüz üniversite ara sınıflarında okuyan gönüllü Suriyeli öğrenciler oluşturmaktadır. Okullar bina ve donanım açısından da oldukça yetersizdir. Kamp okulları sahra çadırlarında açılmış ve sadece sıra ve karatahtadan ibarettir. Sadece Kızıltepe ilçe merkezinde müstakil bir binada bir okul açılmıştır. Bu okul daha iyi koşullara ve donanıma sahiptir. Savaşın yerinden ettiği insanların büyük risk altında oldukları ortadadır. Bu anlamda mültecilerin tümü risk altında bulunan gruplar içinde sayılabilir. Buna karşın Mardin ve ilçelerindeki okullarda risk altında bulunan grupların korunmasına yönelik herhangi için özel bir program ve çabaya rastlanmamıştır. Sınırın ötesinde devam eden savaşta her gün yakınları ile ilgili haberler alan mülteci gençlerin ciddi bir korumaya ihtiyaçları olduğu açıktır. Diğer taraftan engelli ve özel eğitime ihtiyacı olan öğrenciler ile ilgili de herhangi bir çabaya da rastlanmamıştır. Mülteci sayısı Türkiye?nin 60 ilin nüfusundan daha fazla. Kuşkusuz bu Türkiye için büyük bir külfete karşılık gelmektedir. Bu nedenle ortaklık standardı gereği özellikle dışarıdan destek için ortak bulunması gerekmektedir. Çalışmada ortaklıklardan sağlanan desteğin oldukça sınırlı olduğu saptanmıştır. Katılım standardı, eğitim konusu olan topluluğun belirlenmesi, eğitim hizmetlerinin sunumunda mültecilerin katılımı, mülteci grup ve örgütlerin katılım ve temsili bileşenlerinden oluşmaktadır. Kamp ve kamp dışındaki okullar gönüllüler tarafından kurulduğundan eğitim programlarının planlama, uygulama, izleme ve değerlendirilmesinde tarafların katılımı sağlanmaktadır. Buna karşın eğitim konusu olan topluluğun belirlenmesinde AFAD ya da gönüllülerin bir çalışması söz konusu değildir. Eğitime erişim mültecilerin başvurusu ile gerçekleşmektedir. Mülteci eğitimine ilişkin izleme ve değerlendirme AFAD denetimindeki kamptaki okullarda izleme ve değerlendirme AFAD?ın eğitim yetkilisi yaparken, gönüllülerin kurduğu okullarda ise kendileri tarafından yapılmaktadır. AFAD ve gönüllülerin izleme ve değerlendirme çalışmalarının sistematik olmayan ve daha çok günlük gözlemlere dayanmaktadır. Yukarıda ifade edildiği gibi izleme ve değerlendirme bileşenlerini içeren bir izleme ve değerlendirmeden oldukça uzaktır. Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri: Çalışmada Türkiye?nin mültecilerin barınma beslenme ve sağlık ihtiyacının yanında eğitim ihtiyaçlarını da karşılamaya çalıştığı saptanmıştır. Bunu hem insani bir mesele hem de imza attığı uluslararası sözleşmelerin gereği olarak yapmaktadır. Buna karşın Türkiye?nin eğitime ilişkin çabalarının sistematiklikten yoksundur. Türkiye?de Suriyeli mültecilerin statüleri ile yapılan tartışma yapılan hizmetlerin sistematikliğin de olumsuz etkilemektedir. Çünkü Suriyeli mülteciler misafir olarak algılanmakta ve geçici olarak görülmektedirler. Çalışmanın yapıldığı 2014 yılında savaşın üzerinden dört yıl geçmiş ve dönme ihtimalleri giderek azalmıştır. Bu durum Türkiye?nin mültecilere ilişkin açık kapı politikasına uygun pratikler geliştiremediğini eğitim pratiklerinden anlaşılmaktadır. Bu konuda MEB mülteci eğitimi politikasının olmamasının etkili olabilir. Nitekim Suriyeli mültecilerin eğitimlerini karşılama düzeyini belirlemek için UNHCR?in ?erişim, entegrasyon, kalite, koruma, ortaklık, katılım ve izleme ve değerlendirme? kriterleri kullanılmış ve birçok kritere göre oldukça yetersiz olduğu saptanmıştır. Türkiye mülteci eğitimi konusundaki çalışmalarını sistematik bir formata kavuşturmalıdır. MEB mülteci eğitimi konusunda politika geliştirmelidir. Bunun için MEB mülteci eğitimi konusunda UNHCR?in kullandığı ?erişim, entegrasyon, kalite, koruma, ortaklık, katılım ve izleme ve değerlendirme? kriterlerini kullanabilir. Eğitim bilimleri mülteci eğitimi konusu ile ilgilenemeye başlamalıdır. Mülteciler konusu uluslararası politika, uluslararası hukuk gibi alanları da içine alan bütünsel bir sosyal bilim perspektifi ile araştırılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Göç, mülteci eğitim hakkı, mülteci eğitim standartları, mülteci eğitimini karşılama düzeyi.
« Geri Dön