English
Eurasian Journal of Educational Research
Print ISSN: 1302-597X & e-ISSN: 2528-8911
EJER |

Ana Sayfa > > Zeynep CETIN,Miray OZOZEN DANACI

0-6 Yaş Çocuklara Sahip Ebeveynlerin Çocuk Istismarı Potansiyellerinin Çeşitli Değişkenler Açısından Incelenmesi.

10.14689/ejer.2016.66.4
  Yazar : Zeynep CETIN,Miray OZOZEN DANACI
  Bu özet 227 kere okundu..


Başlık :
Zeynep CETIN,Miray OZOZEN DANACI

0-6 Yaş Çocuklara Sahip Ebeveynlerin Çocuk Istismarı Potansiyellerinin Çeşitli Değişkenler Açısından Incelenmesi.

10.14689/ejer.2016.66.4

Konu :

Cetin, Z., Ozozen-Danaci, M. (2016). A multivariate examination of the child-abuse potential of parents with children aged 0-6.Eurasian Journal of Educational Research, 66, 71-86
http://dx.doi.org/10.14689/ejer.2016.66.4

Problem Durumu: Çocuk istismarı karmaşık nedenleri ve trajik sonuçları olan, tıbbi, hukuki, gelişimsel ve psiko-sosyal kapsamlı ciddi bir sorundur (Polat, 2002; Ziyalar, 1999). İstismarın nedenlerinin ve gelişim üzerindeki etkilerinin anlaşılması insan gelişimi konusundaki bilgilerin kapsamı açısından önemlidir (Yılmaz, Irmak, 2008). Bu konuda özellikle aileler çocuk yetiştirme sürecinde bilerek ya da farkında olmadan çocuklarının gelişimini olumsuz yönde etkileyecek davranışlar gösterebilmektedirler. Bu nedenle istismar ve ihmalin tanınması, önlenmesi ve müdahalelerde bulunulması gerekmektedir (Bahar vd, 2009). Buna bağlı olarak da konuya ilişkin ilk etapta ailelerin irdelenmesi amaçlanmıştır. Bazı çocuklar, ana-babaları ya da bazı toplumsal kurumlar tarafından yapılan kötü muameleler sonucu, duygusal ve fiziksel açıdan örselenmektedir. Çocukların bazıları yetişkinlerin cinsel saldırılarına hedef olurken, bazıları da küçük yaşta ağır ve uygunsuz işlerde çalıştırılmakta, hatta bir mal gibi alınıp satılabilmektedir (Gökler, 2006). Ancak genel anlamda çocuk istismarına en çok aile içinde rastlandığı bilinmektedir. Araştırmanın Amacı: Çocuk istismarı, her kültürde ve toplumda sık karşılaşılan bir sosyal problemdir. Uygulanmış çocuk istismarına yönelik birçok çalışmanın yapılmasından sonra bu araştırma, çocuk istismarının önlenmesine dikkat çekme durumunu ele alarak ebeveynlerin bu yöndeki eğilimlerinin ortaya çıkarılmasını öngören istismar potansiyeli ölçümlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çocuk istismarının aile içerisinde de oluşabilmesi sebebiyle çocuğa her açıdan zarar verici ebeveyn tarafından uygulanan istismar olgusunun belirlenmesi konuyla ilgili toplumun aydınlatılması ve bilinçlendirilmesi amacıyla araştırma ebeveynlerin özellikle hangi demografik değişkenlere bağlı olarak istismar uygulama potansiyellerinin arttığının ve ya azaldığının tespit edilmesi ve bu durumların çocuk istismarı açısından değerlendirilmesi amacıyla planlanmıştır. Araştırmanın Yöntemi: Araştırma tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2014-2015 öğretim yılı, bahar döneminde Düzce ili merkezinde ikamet eden ebeveynler ile bu ebeveynlerin 0-6 yaş çocukları oluşturmuştur. Düzce ili merkezinde ikamet eden 92 anne ve 66 baba olmak üzere toplam 158 ebeveyn çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Çalışmada, araştırmacı tarafından hazırlanmış olan Ebeveyn ve Çocuk Demografik Özellikler Formu ile Çocuk İstismarı Potansiyeli Envanteri (ÇİPE) kullanılmıştır. Ebeveyn ve Çocuk Demografik Özellikler Formu?nda çocukların yaş, cinsiyet, kardeş sayısı, ikamet yeri ile anne-babaların cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, sosyoekonomik düzeylerine ilişkin sorular yer almaktadır. (ÇİPE) ise Milner (1976), tarafından geliştirilmiş çocuk hukuku ve koruma merkezlerinde çeşitli incelemeler ve olgularla ilgili karar vermek amacıyla değerlendirme aracı olarak geliştirilen ÇİPE?nin Türkçe?ye uyarlaması ilk olarak Öner ve Sucuoğlu (1994) tarafından yapılmıştır. ÇİPE?nin psikometrik özellikleri üzerine sayısız geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır (Kutsal, 2004; Öner & Sucuoğlu, 1994; Milner, 1994; Robertson ve Milner, 1985; Pruit ve Erickson, 1985). Verilerin istatistiksel çözümlemelerinde Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis H Testi kullanılmıştır. Araştırmanın Bulguları: Araştırmadan elde edilen verilere göre cinsiyet değişkenine ilişkin ebeveynlerin istismar ölçümleri arasında ve yaşlarına göre istismar ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmektedir. Ebeveynlerin yaşlarına göre istismar ölçümlerine ilişkin sıra ortalamalarına incelendiğinde 36-45 yaş arası ebeveynlerin istismar ölçümlerinin yüksek olduğu, bunu sırasıyla 45 üstü yaş ebeveynlerin ve 26-35 yaş arası ebeveynlerin istismar ölçümlerinin takip ettiği görülmektedir. İstismar potansiyeli ölçümlerinin en düşük puan aralığı 18-25 yaş arası ebeveynlere denk geldiği görülmektedir. Bu durum bu yaş aralığındaki anne babaların yeni birer ebeveyn oldukları için henüz adapte olma sürecinde olmaları ile ilişkili olabilir. İstismar ölümlerinin en yüksek görüldüğü 36-45 yaş ortalamaları için ise bu yaş grubunun yaşamsal ve geçim ile ilgili sıkıntılarının daha yoğun olması ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Tabloda en düşük İstismar potansiyeli ölçümlerinin 45 üstü ebeveynlerde olduğu görülmektedir. Bu durumun ise ileriki yaşlarda yer alana ebeveynlerin yaşla birlikte hoşgörülü ve ılımlı bir mizaca girmeleri ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Çalışmada, ebeveynlerin evde yaşayan birey sayısına göre istismar ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark (? 2=7.112, p <0.05) olduğu görülmektedir. Bu farkın hangi grup ya da gruplar arasında bulunduğunu belirlemek üzere yapılan çoklu karşılaştırma testi sonucuna göre ise evlerinde 6 ve üzeri birey ile yaşayan ebeveynlerin istismar ölçümlerinin (X=125,61) 2-3 birey ile yaşayan (X=58.94) ebeveynlerin istismar ölçümlerinden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmektedir. 6 ve üzeri birey ile birlikte yaşayan ebeveynlerin istismar puanlarının 2-3 birey ile yaşayan ebeveynlere oranla yüksek olmasına sebep olarak; çocuk sayısının ve aile üyelerinin arttıkça, anne ve babanın çocuklarına vereceği şevkat, hoşgörü ve ilginin azaldığı ve aile üyelerinin arttıkça evdeki sorumluluklarının ve yaşam görevlerinin artarak daha fazla streste bulundukları düşünülmektedir. Veriler incelendiğinde, ebeveynlerin sosyo-ekonomik düzeylerine göre istismar potansiyeli ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark ve ebeveynlerin ikamet ettikleri yerleşim birimlerine göre istismar potansiyeli ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görülmektedir. Bu farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla yapılan olan çoklu karşılaştırma testi sonucuna göre ise yaşamının çoğunu kasaba/köyde geçirmiş olan ebeveynlerin istismar ölçümlerinin yaşamının çoğunu büyük şehirde, şehirde, ilçede geçirmiş olan ebeveynlerin istismar potansiyeli ölçümlerinden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmektedir. Bu durumun kasaba/köy yerleşim alanlarında ikamet eden ebeveynlerin daha geleneksel bir yaklaşımla çocuk yetiştirmeleriyle alakalı olduğu söylenebilir. Araştırmanın Sonuç ve Önerileri: Çalışma sonucunda ebeveynlerin yaş ve cinsiyet değişkenlerine ilişkin çocuk istismarı potansiyellerine yönelik anlamlı bir fark bulunmazken evde yaşayan birey sayısı, gelir durumu ve ikamet ettikleri yerleşim birimlerine göre çocuk istismarı potansiyelleri arasında anlamlı fark bulunduğu tespit edilmiştir. Evlerinde 6 ve üzeri birey ile yaşayan ebeveynlerin istismar ölçümlerinin 2-3 birey ile yaşayan ebeveynlerin istismar ölçümlerinden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu ve ailesi alt sosyo-ekonomik düzeye sahip olan ebeveynlerin istismar ölçümlerinin ailesi orta sosyo-ekonomik düzeye sahip olan ebeveynlerin istismar potansiyeli ölçümlerinden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmektedir. Ayrıca yaşamının çoğunu kasaba/köyde geçirmiş olan ebeveynlerin istismar ölçümlerinin yaşamının çoğunu büyük şehirde, şehirde, ilçede geçirmiş olan ebeveynlerin istismar potansiyeli ölçümlerinden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmektedir. Elde edilen bu sonuçlara göre; çocuk istismarının tespit, tedavisinde multidisipliner yaklaşım esastır. Bu sebeple çocuk istismarı yaşandıktan sonra önlemler ve sağaltım yapılmasından ziyade öncelikle istismarın engellenmesi amacıyla bu ihtimali güçlendiren nedenler üzerinde durulmalı, çocuk veya üye sayısı fazla olan aileler, sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan aileler, köy/kasaba gibi yerleşim yerlerinde ikamet eden aileler üzerinde bilgilendirmeler ve eğitimler yoğunlaştırılmalı, bu aileler belli periyotlarla izlemeye alınmalıdır. Anahtar Kelimeler: Çocuk, kötüye kullanma, anne, baba.
« Geri Dön